Genel

Yeraltından Notlar Özet

Yeraltından Notlar kitabı, iki kısımdan meydana gelir. İlk kısımda yer alan Yeraltı kısmıdır. Bu kısımda ismi ifade edilmemiş, kırk yaşında olan bir adamın yaşamış olduğu dünyevi ve psikolojik buhranın anlatımı yapılmıştır. Yazar, kitapta geçen kahraman için bir ad belirlememiştir. Ancak birinci kısımda yer alan kahramana Yeraltı Adam ismini verebiliriz. Yeraltı Adam, yaptıkları şeylerden pişman olan ve öfke duymayan bir kişidir. Şekerli çay içmeyi ve insanları da sever. İnsanlara zarar vermeyi asla düşünmez. 19. yüzyılda yaşayan insanlar karakterli olmayı beceremez. Bilinçli olarak hareket etmek bu dönemde bir hastalık olarak görülmektedir. Bu denli fazla bilinçli olmak yerine bir böcek olmak tercih edilir. Söz konusu adama göre karakter sahibi olan insanların dışlandığı dönemdir bu dönem. Eserdeki ilk kısımda bahsi geçen Yeraltı Adam hasta olduğunu söyleyip anlatmaya başlamıştır. Bahis olan aydınlar bu dönemde bu hastalığa yakalanır. Bu hastalığa maruz kalıp bu durumdan övünen kişiler de mevcuttur. Yeraltı Adam, kendisini doktor gibi görerek kendinde olan teşhisi kendisi belirlemiştir. Kendini tedavi etmek için çaba harcamaya başlar. En fazla itiraz ettiği şey farkındalık duygusu olmaktadır. Kırk yaşına gelmiş fakat kırk yaşında olanlara karışamamış, hep ötekileştirilen bir adam olmuştur. Bu denli öfkeli olmasındaki sebep ise sürekli olarak insanların içerisinde olmasıdır. Acıyı anlattığı zamanlarda zevklerin büyüme gösterdiğinden bahsetmektedir. Var olan bir acının ilerlemesiyle ya da aralıklı olarak devam etmesiyle insan bu duruma alışacak ve artık acı değil de bu durumdan zevk almaya başlayacaktır.

Kitapta yer alan ikinci kısımda ise Yeraltı Adamı bu hale neden geldiğinden bahseder. Yirmi dört yaşında olduğu ve memur olduğundan söz eder. İnsanlarla olan bağlarının kopuk olduğunu söyler. Kendinden bile tiksinerek yaşadığını dile getirir. O dönemlerde çalışan bir memurun çirkin yüzünden anlatır. O dönemdeki kişi olsa kendinden utanç duyacağını ve onun ne şekilde hayatına devam ettiğine şaşkınlığından bahseder. Söz konusu olan Yeraltı Adam, günlerden bir gün bilardo masasının etrafında durur. Oradan geçmeye çalışan subay ona hiç haber vermeden omuzlarından tuttuğu gibi bulunduğu alandan beriye doğru çeker. Yeraltı Adam bu duruma çok sinirlenir. İkisi arasında edebi bir kavganın yaşanmasının daha iyi olacağını düşünür. Yeraltı Adam çok cılız vücuda sahiptir. Bu sebeple de bu adamı güç anlamında yenemeyeceğini bilir. Fakat bu durumda da elinden bir şey gelmeyecektir. Bu olay ona sinek gibi değersiz görünme hissi verir. Yeraltı Adam, bu adamı düello yapmak amacıyla davet etmeyi düşünür. Yapılacak olan düello, iki kişinin arasında meydana gelen sorunları çözmek adına silahlı bir dövüş olacaktır. Farklı bir günde bu subay, yolda yürüdüğü esnada Yeraltı adama yol vermez fakat Yeraltı Adam ona yol verir. Yeraltı Adam’ın aklından geçen şey hep kendisinin ona yol vermesidir ve bu durumun subayın umurunda dahi olmamasıdır. Yaşadığı bu his ona eşitliğin olmadığı gibi hissetmesine sebebiyet verir. Yeraltı Adam bir mektup yazmaya başlar. Mektupta o kadar güzel bir dil kullanır ki yazdığı mektubu gönderme konusunda isteksiz olur.

Değişik bir plan aklında canlanır. Yeraltı adam, aklına gelen bu plan kabanının kürkünü yenilemek istemedir. Bunu yapmak amacıyla parasının olması gerekir. Para konusundaki ihtiyacını patronu olan Anton Antoniç’ten alacağı maaşından düşülmesi koşuluyla giderir. Kabanının kürkünü değiştirmesi için bir engel kalmamıştır ve kabanının kürkünü değiştirir. Yeraltı Adam, bu defa denk geldiğinde sobaya yol vermeyi düşünmez. Bu durumda da kılık kıyafetin önemli bir yeri vardır. Bunun sebebi ise subaya yoksul bir kişinin yol vermemesiyle zengin olan bir kişinin yol vermeyip çarpmasının aynı şey olmamasıdır. Yeraltı Adam, onunla kendisinin eşit olduğunu görmeyi arzu eder. Beklediği gün gelip çatar. Yeraltı Adam, subay ile karşı karşıya gelmiştir. Bu defa ona yol vermemiştir. Omuz bölgelerinden hafif şekilde çarpışırlar. Yeraltı Adam, hafif derece sarsılır. Sebebi ise karşısındaki adamın oldukça güçlü olmasındandır. Yeraltı Adam, bazı zamanlarda yalnız kalmayı istemektedir. Bazı zamanlarda da bu durumun zıt bir tersi olarak kalabalık ortamda bulunma isteği duyar. Anton Antoniç Setoçkin’in yanına gitmeye karar verir ve gider. Ömrünün sonuna dek konuşmuş olduğu tek insan odur. Günlerden bir gün tekrar bu isteğiyle dışarı çıkar. Fakat bu kez Simonov’un yanına gitmeyi düşünür ve gider. Simonov onun okuldan arkadaşıdır. Yetiştiği zaman kapıyı çalar ve üç arkadaşın konuştuğunu fark eder. Bu üç kişiden hiçbir tanesi onun geldiğini fark edemez. Bu durumdan dolayı kendisini oldukça değersiz sanmıştır. Arkadaşları gerçekten de Zverkov adına yapacakları veda yemeğinden söz ederler. Mösyö Zverkov, kendini beğenen bir okul arkadaşı olmaktadır. Diğer üç arkadaşı Trudolyubov, Simonov, Ferfiçkin’e olan yaptıkları esnada ben de katılmak istiyorum diye seslenir. Daha sonra arkadaşları Yeraltı Adam’a doğru kafalarını çevirir. Geldiği için bu durumdan hiç hoşnut olmazlar. Oldukça zor olsa da sonunda onları ikna etmiştir. Yapılacak olan ziyafette Yeraltı Adam’da yerini alacaktır. Yeraltı Adam’da para yoktur. Ancak yine de yaşamında bir değişim meydana gelecekmiş gibi bir duyguyla Hotel Paris’e doğru yol alır. Otele erkenden gelmiştir. Arkadaşları ise ondan bir saat sonrasında gelirler. Geldikleri zaman Yeraltı Adam ile alay etmeye başlarlar. Yeraltı Adam altta kalmamak adına bu duruşu üstelemeye çalışır. Fakat yine de arkadaşları haklı çıkmıştır. En sonunda ise dört arkadaşı masadan gider. Zverkov ile düello yapmak ister fakat bu davete dahi alay ederek cevap verirler. Bu olayın ardından intikam almaya karar verse de intikam almayı başaramaz. Liza adındaki bir kadınla tanışma fırsatı bulur. Tanıştığı bu kadın hayat kadını olmaktadır. Saatlerce ona öğüt vermiştir. Bununla birlikte ona evinin adresini dahi söyler. Simanov’a borcunu ödemek amacıyla Anton Antoniç’ten para ister ve alır. Simanov’a mektup yazmaya başlar. Yazdığı mektup içerisinde ondan özür diler ve parayı da zarfın içine bırakarak gönderir. Uzun zaman boyunca Liza’yı beklemiştir. Hem onun geri gelmesini hem de geri gelmemesini istemektedir. Liza evine geldiği zaman ise Apollo ile tartıştığı esnada gelir. O anlık siniriyle kendisine hakim olmayı başaramaz ve Liza’ya defol git diye seslenir. Aralarında aşk olmaz. Bunun sebebi ise Liza onu sonsuza dek bırakıp gitmiştir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu