Sağlık Yaşam

Kronik Hastalık Nedir?

Kronik hastalık, farklı pek çok faktör sebebiyle meydana gelir ve çıkan kişinin ömrü boyunca sürer ve yaşam kalitesi anlamında büyük oranda etkisi vardır. Hastalığın ortaya çıktığı ilk aşamada, semptomlar net olarak kendini göstermez, bu sebeple de kişi ve hastanede doktorlar tarafından tespitinin yapılması oldukça zordur. Uzun sürede yavaş gelişme yapan kronik hastalıklara karşı tıbbi yöntemler bazı zamanlarda yanıtsız kalmaktadır. Kronik hastalık hangi vücutta ortaya çıktıysa, o kısımda yer alan organ ve dokuların tam fonksiyon yapamaması sebebiyle bazı belirti ve bulgular gösterir. Hastalık süresince uzun zamanlı olmasıyla birlikte ağrı, halsizlik ve duygu durum sorunları gibi semptomlar, insanların günlük hayatının bir parçası durumunu alır. Kişi için iş yapma kapasitesinde azalma yaşanır. Bu sebeple kronik hastalıklar bununla birlikte bir iş gücü kaybı nedenidir. Kronik hastalığın meydana geldiği doku ve etrafında bağışıklık sistemi fonksiyonlarını baskılamasının ardından  tümoral yapıların ortaya çıkmasına yer hazırlar. Hastalıkların uzun zamana yayılması, zaman geçtikçe kişide psikososyal bozuklukların kendisini göstermesine kadar gider. Stres, öfke, çaresizlik, öz güven kaybı, başkalarına bağımlı kalma korkusu ve depresyon, kronik hastalıklarla beraber görülen psikolojik semptomlar arasında yer almaktadır.

Kronik Hastalıklar Nelerdir?

Hastalık Kontrol ve Koruma Merkezi (CDC) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bazı hastalıkların kronik hastalık olduğuna karar kılmıştır ve bu hastalıklar arasında en fazla karşımıza çıkanlar ise:

  •  Kalp ve damar hastalıkları
  •  Bazı kanser türleri
  •  Tip 2 Şeker hastalığı
  •  Obezite
  •  Eklem iltihabı (Artrit)
  •  Kronik solunum yolu hastalıkları (KOAH ve astım)

Kalp Ve Damar Hastalıkları

Kan dolaşımı sisteminde yer alan yağ yapıda moleküllerin damarların çeperinde birikmesi sonucunda sinsi bir şekilde etkisini artıran ve belirti verdiği zaman genel anlamda ilerlemiş olan kronik hastalıklar grubudur. Ateroskleroz şeklinde de tabir edilen damar tıkanması, kalbin beslenmesini sağlayan damarlarda ortaya çıkarsa kalp krizi, beyni besleyen damarlar üzerinde kendisini gösterirse de inme oluşur. Türkiye’de gelecek 10 senede kalp ve damar sistemi alakalı hastalık miktarının 2 katı oranda artması tahmin ediliyor. Fiziksel semptom ve belirtilerine ilave olarak kalp hastalığı bulunan kişilerde depresyonun aynı anda görülmesi de sık rastlanan bir durumdur.

 

 

TİP 2 Şeker Hastalığı

Kronik metabolik hastalıklar arasında yer alan şeker hastalığı, kanın şeker değerinin sürekli şekilde yükselmesi sebebiyle ortaya çıkan kronik hastalıktır. Meydana gelen bu hastalığın en genel nedeni pankreastan insülin salgılanması olayının bozulması veya vücutta yer alan insüline karşı direncin ortaya çıkmasıdır. Şeker hastalığı miktarı erkekler ve kadınlarda da yaş ilerlemesi ile birlikte kendisini gösterir. Bu durumun nedeni ise hareketsiz ve dengesiz beslenme gibi zararlı durumlardır. Daha önceden şeker hastalığı bulunmayan bir insanda, ölçümü yapılan açlık kan şekeri değerinin 125mg/dl’nin üstünde çıkması sonucunda diyabet tanısı konur. Tip 2 diyabet, bütün şeker hastalığı olan kişilerin %90’luk kısmında görülen rahatsızlıktır. İnsüline hücreler tarafından gönderilen yanıtın düşmesiyle sonucu meydana gelen direnç söz konusu olmaktadır. Hastalığın ilk zamanlarında yüksek kan şekeri seviyesinin normal hale gelmesi adına salgılanan insülin miktarı yükselir, yanıtsızlık sürer ve bununla beraber de salgılanan insülin oranı gittikçe düşer ve tip 2 şeker hastalığı kendisini gösterir.

Obezite

Dünya genelinde girerek daha yaygın hale gelen bir hastalık türüdür. Ancak tedavi edildiğinde etkisi görülür. Türkiye’de obezite hastalığı, en çok 55 – 64 yaş grubunda ortaya çıkar. Vücut kitle indeksi oranının 30kg/m2‘nin üstünde olması sonucunda obezite, 40kg/m2’nin üstüne yükselmesine de morbid obezite denmektedir. Bahsi geçen ölçümler vücutta normal değerden çok daha yağın olduğunu ifade eder. Vücut kitle indeksi haricinde bel etrafı ve bel – kalça miktarı vücutta yer alan bu fazla yağın dağılımı konusunda bizlere bilgi verir. Erkeklerde bel çevresi 102 cm, kadınların bel çevresi ise 88 cm’in üstünde olursa geniş şeklinde ifade edilir. Bununla birlikte bel etrafı kalça çevresine bölünmesi ile elde edilen bel kalça değerinin sınır değeri erkekler için 0.95, kadınlar için ise 0.88 olmalıdır. Söz konusu değerin üstünde değerlere sahip olan bireyler şeker hastalığı ve kalp – damar hastalıkları tarafından büyük risk altında kabul edilmektedir. Pek çok değişik vücut sistemiyle ilgili hastalıklara ortam hazırlaması sebebiyle obezite, bulunduğumuz dönemde tedavi edilmesinin büyük önem arz ettiği kronik bir haftalık olarak tabir edilmektedir. Obez insanlarda hastalıkların ölümcül olarak devam etme ihtimali yükselir.

Kronik Solunum Yolu Hastalıkları

İnsanların hava yollarını tıkamasına sebep olan hastalıklar arasında astım ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı dünya genelinde  milyonlarca insanın etkilenmesine sebep olmaktadır. Söz konusu iki hastalığın sebebi ve belirtileri birbirinden farklı görülse de kronik olarak devam etmeleri ve hava yollarında inflamasyona sebep olmaları gibi ortak özelliklerinin bulunduğunu söylemek de mümkündür. Astım, hava yollarının farklı durumlara karşı verdiği aşırı yanıt yüzünden ortaya çıkar. Bu aşırı yanıt sonucunda hırıltılı şekilde solunum, göğüste sıkışma, öksürük ve havaya açlık hissi gibi geceleri ve sabah erken saatlerde belirgin şekilde kendisini gösterir. Kronik obstrüktif akciğer hastalığının sebep olduğu (KOAH), dünya genelinde ölüm sayılarında dördüncü basamakta bulunuyor. Küçük hava yollarında kendisini gösteren yapısal değişimler ve daralmanın ardından solunum sisteminde yer alan hava akımı azalır. Bahsi geçen hastalıkların ardından, akciğerlerin hastalık etmeninin mikroorganizmalara karşı vermiş olduğu savunmanın zayıflamasına sebep olur. Zatürre benzeri

solunum yolu hastalıklarının ölümcül ilerleme durumlarında artış olur. Kronik solunum yolu hastalıkları kanda yer alan oksijen oranında azalmaya bağlı şekilde beyin işlevlerinde etkilenme, kaygı ve endişe meydana gelir.

Kronik Eklem İltihapları

Artritler, bir veya birden çok eklem üzerinde şişme ve hassasiyetin görüldüğü inflamasyon rahatsızlığıdır. Sebep olduğu genel sorunlar ise yaşın iletmesi sonucunda ağırlaşan eklem ağrıları ve hareketin kısıtlı olmasıdır. Kronik seyir eden eklem iltihaplarının en fazla karşılaşılan türleri içinde ilk ve ikinci sırada osteoartrit yani kireçlenme ve romatizma şeklinde tabir edilen romatoid artrit bulunuyor. Osteoartrit hastalığı olanlarda, eklemlerde yer alan kıkırdak yapısında aşırı kullanımların ardından hasar ortaya çıkar. Söz konusu hasarın ardından da eklemlerin hareketinde sınırlanma olur. Kayganlığın kaybolması sonucunda  eklemleşen kemikler birbirine sürtünmeye başlarlar ve bu olayda kemiğin harab edilmesine sebep olur.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu