Konu içeriği : Çocuk Sağlığı ili ilgili Gerekli bilgiler BEBEGINIZI GUNESE CIKARIN
Anne babalar çoğunlukla bebeklerini dışarı çıkarıp çıkaramayacaklarını doktorlarına sorarlar. Cevap evet olacaktır. Bebekler bebek arabasında gezdirilmekten çok hoşlanırlar. Bebeğinizi soğuk almayacak şekilde
| | #21 |
| | BEBEGINIZI GUNESE CIKARIN Anne babalar çoğunlukla bebeklerini dışarı çıkarıp çıkaramayacaklarını doktorlarına sorarlar. Cevap evet olacaktır. Bebekler bebek arabasında gezdirilmekten çok hoşlanırlar. Bebeğinizi soğuk almayacak şekilde iyice giydirdiğiniz sürece kış koşullarının sizi evinizde esir etmesine izin vermeyin. Bebek biraz güneş ışığına maruz bırakılmalıdır. Fakat bunda aşırıya kaçılmamalıdır. Direkt güneş ışığı, kemik ve dişlerin gelişmesi için gerekli bir vitamin olan D vitamininin ciltte oluşmasını sağlayan ultraviyole ışınları içerir. Çoğu bebeklere aynca destek olarak D vitamini verilmelidir. Güneşe çıkmanın tehlikesi güneş yanığı olabilir. Eğer bebek, arabasında ya da herhangi bir iskemlede bir ila iki saat güneş ışığına maruz bırakılmış ise güneş yanığı olabilir. Güneş yanığı yalnızca acı verici olmakla kalmaz aynca bebeğin nazik cildinin zarar görmesine neden olur. Mevsimi ve bebek arabasını nerede park ettiğinizi hesaba katmalısınız. Bir bebek soğuk bir kış gününde güneş ışınlarından daha çok yararlandırılabilir. Çünkü kışın güneş ışınları yaza nazaran daha zayıftır, çoğu bebekler yazın otuz ya da kırk dakikadan fazla dışarı çıkarılmamalıdır. Plaj gibi güneş ışığının yoğun olduğu yerlerde bebekler mümkün olan gölgelik yerlere konmalıdır. Bebeğinizin yüzünü korumak için ona bir güneş şapkası giydirmelisiniz. Her ne kadar güneş ışığını engelleyici losyonlar çocuklar ve yetişkinler için önerilirse de, altı aydan küçük bebekler için kullanılmamalıdır. Bebeğinizin aşın ısıya maruz kalmamasını sağlayınız. Kızarmış bir yüz bebeğinizin aşırı ısıya maruz kaldığını gösteren bir işarettir. |
| | #22 |
| | BEBEGINIZI SALLAYARAK UYUTMAYIN İngiliz doktorlar, bizde de sıklıkla başvurulan bir yöntemin, bebeklerin sallanarak sevilmesinin ya da uyutulmasının çok tehlikeli olduğunu açıkladılar. Edinburgh Royal Hastanesi çocuk nörologu Dr. Robert Minns ve ekibinin, 25 kadar sallanan bebek sendromu (SBC) kurbanı üzerinde yaptığı araştırma ortaya koydu ki; severken ya da sinirlilik haliyle sallanan bebeklerin beyinleri zarara uğruyor. Bu bebeklerin ileri yaşlarda kör, hatta felç olma ihtimali yükseliyor. Sekizinci aya dikkat! SBC’nin ortaya çıkması için bebeği yalnızca bir saniye sallamanın bile yeteceğini savunan Minns şöyle konuştu: " Dokuz aylık ve 21 yaşında gelişmeleri inceledik. Uzun yıllar bu konu üzerine çalışıyoruz. Araştırdığımız bebeklerin yarısında görme bozuklukları, yüzde 40’ında konuşma problemleri olduğunu gördük. Bazılarının da denge problemleri var. Kimileri yürüyemiyorlar. Bunların çoğunun bebekken, özellikle sekiz aylıkken sarsıldıklarını gördük." Minns, SBC’nin kas hareketlerinin kontrolünü yavaşlattığını da kaydederken şunları söyledi: " Beyindeki değişiklikler nedeniyle bebek devamlı ağlıyor olabilir ve gıda alamaz. Böylece vücut zayıf düşebilir. Fazla ağlamak damarları çatlatabilir, ayrıca sallarken kanamalar da oluşur." |
| | #23 |
| | BEBEK ARABALARI Bebek arabalarının plastik oturakları vardır ve bebekleri bir yerden bir yere taşımakta çok kullanışlıdırlar. Bebek arabasının oturma yeri ayrıca bebeğiniz uyanıkken ya da kollarınızda taşımanız gereken bir şeyler varsa bebeğinizi koymak için çok uygun bir yerdir. Eğer bir bebek arabası kullanmaya karar verirseniz, bebeğiniz için uygun olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Bazı anne babalar bebeklerini böyle bir iskemleye koyarak mutfağa yanlarına alırlar. Fakat böyle bir bebek arabası, bebeğin düşme tehlikesini ortadan kaldırmak için kesinlikle yüksek bir yere konmamalıdır. Aksine, bebek arabasını döşemeye ya da alçak bir masa üzerine koymalısınız. Aldığınız arabanın, bebeğinizin hareket etmesini engellemeyecek büyüklükte oturağı olmalıdır. Bebeğinizi otomobilinizde taşırken otomobil güvenlik iskemlesi kullanmalısınız. |
| | #24 |
| | BEBEK BESLENMESINDE KATI GIDALAR İngiltere yapılan araştırma, katı gıdalar yemeye geç başlayan bebeklerin, ileriki yaşlarında daha iştahsız ve seçici olduklarını ortaya koydu. Bristol Üniversitesi beslenme uzmanları, 10 bine yakın bebeğe doğumdan sonraki ilk bir yıl boyunca uygulanan beslenme rejimini konu alan bir araştırma yaptı. Uzmanlara göre, 10 aylık oluncaya kadar katı gıdalar verilmeyen bebeklerde, sonraki zamanda beslenme konusunda ciddi güçlükler yaşanıyor. Uzmanlar, 10 aylık olana dek katı gıdalarla tanışmayan bebeklerin 15 aylık olduklarında bile katı gıdalar almakta güçlük çektiklerini, bu durumun bebekleri hem daha iştahsız, hem de daha seçici hale getirdiğini belirttiler. Araştırmayı yürüten ekibin başkanı Dr. Pauline Emmett, bebeklerin 6 aylık olmadan en azından yarı katı gıdalar verilmesi önerisinde bulunurken, 6 aydan itibaren katı gıdalar verilen bebeklerin hem daha iştahlı olacaklarını, hem de yemek zevki ve seçimi konusunda diğerlerine göre daha hızlı bilinç sahipi olacaklarını söyledi. |
| | #25 |
| | BEBEK BEZI İki tür bebek bezi vardır. Bir defa kullanılıp atılabilen ve yıkanıp tekrar kullanılabilen. Atılabilen bezler rahatlık açısından tercih edilmektedir. Bu tür bezler kullanılır ve atılır. Atılabilen bezler çeşitli büyüklükte ve kalınlıkta imal edilmektedir. Bu tür bezler bebeğe takıldığı zaman yapışmasını sağlayan bantlardan dolayı en deneyimsiz anne ve babalar için de rahat gelmektedir. Bu tür bezler kullanan endişeli orta yaşlı anne babalar bebeklerinin bezlerinde bir çengelli iğne olmadığı için rahatlık duyarlar. Bununla beraber, rahatlığına karşın atılabilir bezler sorunsuz değildir. Başlıca sorun, maliyetidir. Ayrıca atılabilen bezlerle bezlenen çocuklar, yıkanabilen bezlerle bezlenen çocuklara nazaran daha fazla pişik olabilmektedir. En son dezavantajı ise bu bezler çöp kutusunu hemen doldurabilir ve doğada yok edilemediğinden çevre kirliliğine neden olurlar. Bu tür bezler ambalaj üzerindeki kullanma talimatlarına uygun olarak kullanılmalıdır. Eğer yıkanabilen bezleri tercih ederseniz, en büyük boylarını satın alın. Yıkanabilen bezler pamuk ya da Amerikan bezi gibi çeşitli maddelerden yapılmaktadır. Bu tür bezleri kendiniz yıkayabilirsiniz. Bezleri kendileri yıkayan anne babalar (ki bu en ekonomik yöntemdir), çamaşır makinesine her gün esir olmamak için en az iki düzine bebek bezi bulundurmalıdırlar. Bir de kapalı bir kirli-bez kutusu bulundurmanız gerekir. Bebek bezini tuvalette temizledikten ve yıkadıktan sonra kirli bezleri bu kutuya koyabilirsiniz. Bezler hafif sabunlu ya da deterjanlı suyla makinede yıkanmalı, iki veya üç defa durulanmalıdır. Durulamak çok önemlidir. Üzerinde sabun artığı kalmış bir bez bebeğinizin cildini tahriş edebilir. Bebeğinizin bezini iğnelediğinizde bezle bebeğin cildi arasına bir parmağınızı sokarak iğnenin bebeğin cildine temas etmemesini sağlayınız. Bazı anne ve babalar bebeğin altını bir veya hatta iki defa, beslenmeden önce ve sonra değiştirirler. Bu sık değiştirme, bebek, altını kirletmediği sürece gereksizdir. Beslenmeden sonra bebeğin altını değiştirmek genellikle yeterli olacaktır. Altını kirleten bir bebeğin altını temizlemek için, atılabilir bir bez ya da sabunlu bir bez parçası kullanın ve bu bölgeyi iyice temizleyin, idrar yoluna bakteri kaçmasını (ki üreme organlarında enfeksiyona yol açan en önemli nedendir) önlemek için kız çocuklar önden arkaya doğru silinmelidir. |
| | #26 |
| | BEBEK CİLDİNİN PÜRÜZSÜZLÜĞÜ Bebeklerin cildinin yumuşak ve pürüzsüz olmasının nedeninin verniks adındaki bir madde olduğu kaydedildi. ABD’nin Seattle kentinde yapılan bir toplantıda, bebeklerin cildinin doğduklarında bu yağlı maddeyle kaplı olduğunu belirten bilim adamları, bu maddenin yağ, protein ve sudan oluşan karmaşık bir karışım olduğunu ifade ettiler. Verniks maddesinin cildi nemlendirdiğini, pullanmasını önlediğini, enfeksiyonlara karşı koruduğunu ve yaraların iyileşmesinde olumlu etki yaptığını söyleyen bilim adamları, normalde bebek doğar doğmaz bu maddenin yıkanarak çıkarıldığını kaydettiler. SENTETİK OLARAK ÜRETİLECEK Cincinnati’deki Cilt Araştırma Enstitüsü’nde görevli Marty Visscher, verniksin olumlu etkileri göz önünde tutulduğunda, bebeğin doğar doğmaz yıkanmamasının ya da bu maddenin silinmemesinin daha iyi olacağını söyledi. Verniksin henüz sentetik olarak üretilemediği için kozmetik sanayiinde kullanılamadığını kaydeden bilim adamları, bu maddenin yakın gelecekte sentetik olarak üretilebileceğine dikkati çektiler. |
| | #27 |
| | BEBEK ICIN UYGUN SICAKLIK Bebeklerin gereğinden fazla sıcak odalarda uyutulmasının ani bebek ölümlerine yol açabildiği bildirildi. Merkezi New York’ta bulunan Küçük Çocuk Ölümlerini Araştırma Vakfı tarafından yapılan araştırmada, bebekli ailelerin yüzde 63’ünün, bebeklerinin odalarının sıcaklığını 16-20 derece arasında tutmaları gerektiğini bilmediği ortaya çıktı. Araştırmada, ailelerin yüzde 62’sinin bebeklerinin odasında termometre bulundurmadığı da saptandı. Uzmanlar, ailelerin yatak ölümü olarak da bilenen bu hastalığın riskini azaltmak için, ayrıca bebek odasında sigara içilmesine izin vermemeleri, bebeğin midesinden vücut ısınını kontrol etmeleri ve bebeğin başını açıkta tutmaları gerektiğini söylediler. Konuyla ilgili bir başka araştırmada, bebekleri ölen annelerin, çocuklarının soğuk yüzünden öldüğünü sandıkları ortaya çıktı. |
| | #28 |
| | BEBEK KARYOLASI Bebeğiniz karyolasında iken genellikle görme alanınızın dışında ve tek başına olacaktır. Karyolası bu nedenle tamamen güvenli bir ortam olmalıdır. Seçtiğiniz bebek karyolası ve parmaklıkları en çok 6 santimetre aralıkta olmalı, yatak karyolanın içine rahatça sığmalı, kenarları kilitli tutacak bir mekanizması olmalı ve uçları ve kenarları keskin olmamalıdır. Yatak en düşük seviyeye konduğu zaman, parmaklıkların en üst köşesinden yatağa kadar en az yetmişbeş santimetre yükseklik olmalıdır. Satılmakta olan çocuk karyolalarının çoğu bu niteliklere uygundur. Bununla beraber, eğer birisi size eski bir çocuk karyolası vermişse, önce parmaklıklarını ölçün. Eğer parmaklıkların arası altı santimetreden daha açıksa, karyola özellikle yatak mükemmel bir şekilde oturmayacağı için, tehlikeli olabilir. Bebekler kafalarını bu açıklıklara sokma eğiliminde olduklarından bu açıklıklar bebek için tehlikeli olabilir. Başka bir tehlike de, eski karyolaların kurşunlu boyalarla boyanmış olabileceğidir. Buna dikkat etmelisiniz. Bebekler kimi zaman karyolanın korkuluklarını kemirdikleri için, kurşun bazlı boya ile boyanmış karyolalar sağlık açısından tehlikeli olabilir. Bebeğin başını karyolanın yan taraflarına vurmaması için koruyucu yastıklar koymalıdır. Minder koymak yetersizdir ve kullanılmamalıdır. Karyolanın yatağı sertçe ve üstü kolayca temizlenebilecek şekilde kaplanmış olmalıdır. Bu amaçla bir yatak koruyucusu kullanabilirsiniz. Kullandığınız koruyucu kılıf plastik veya emici olmayan bir kumaştan yapılmışsa; bebek terlediği, kustuğu veya salyası aktığında ıslak yerde yatmaması için yatağın üstüne ıslaklığı emecek kalın bir kumaş serin. Karyolanın kenar yastıkları veya diğer bir deyişle "tampon"ları, bebeğinizin başının karyolanın parmaklıklarına çarpmasını önlemek içindir. Bu yastıkların bütün iplerinin parmaklıklara bağlı olmasını sağlayın. Çocuğunuz ayağa kalkmaya başladığında bu tamponları kaldırın, yoksa onların üstüne basarak karyoladan dışarı çıkabilir. Yenidoğanın karyolasında yastık kullanmak hem gereksizdir hemde tehlikeli olabilir. Karyolanın yatağı naylon veya muşamba bir kılıf yerine yumuşak üstü suyu emici (pazen) ve altı tercihan su geçirmez özellikte (flanel) kumaşlardan yapılmış bir kılıfla kaplanırsa bebeğiniz için daha az terletici ve rahat olur. Bu tür kılıflar piyasada "yatak koruyucusu" veya "Alez" olarak bilinmektedir. Yatağa çift katlı bir çarşaf sermeniz ve yatağın ölçülerine uygun bir pamuk yorgan veya yumuşak bir battaniye bulundurmanız önerilir. Dışı yumuşak kumaşla kaplı ve içi parça sünger veya benzeri maddelerle gevşekçe doldurulmuş bebek yastıklarını asla kullanmayınız. Bu tür yastıkların kullanımı 36 bebekte boğulmaya neden oldukları gerekçesi ile ABD Tüketici Güvenliği Komisyonu tarafından yasaklanmıştır. Bebek Karyolaları Konusunda Güvenlik Uyarıları En sık görülen karyola kazası olan "düşmeler" aynı zamanda önlemi en kolay alınabilecek olan kazadır. Çocuğunuza karyola seçerken şunlara dikkat etmeniz gerekir: 1. Parmaklıkların arası 6 cm’den fazla yani çocuğun başını kıstıracak kadar aralıklı olmamalıdır. 2. Başucunda ya da ayakucunda başının sıkışabileceği açıklıklar olmamalıdır. 3. Karyolanın köşelerinde çıkıntı varsa bunları çıkarın veya kesin. Gevşek giysiler bunlara takılarak çocuğun boğulmasına yol açabilir. Eski karyolaların birçoğu kurşunlu boyalarla boyanmış olduklarından, parmaklık rayları aşındıkça karyolayı çiğnemeye çalışan çocukta zehirlenme yapabilirler. Önlem olarak eski boyaları kazıyın ve kurşunsuz, kaliteli, emayeli boyalarla boyayın. Havalandırması iyi olan bir odada kurumasını bekleyin. Yan parmaklıkların üstüne plastik şeritler yapıştırın (bunları çocuk mobilyaları dükkanlarında bulabilirsiniz). 4. Yeni bir yatak aldığınızda bütün plastik paketleme materyalini çıkarıp atın. Bunlar çocuğun boğulmasına yol açabilirler. Yatağa kalın bir plastik kılıf veya yatak koruyucusu geçirecekseniz bunun gevşek olmamasına dikkat edin. Fermuarlı kılıfları tercih edin. 5. Bebeğiniz oturmaya başladığı anda yatağın seviyesini indirerek, kenarlara yaslandığında düşemiyeceği ve tırmanamayacağı kadar derin bir konuma getirin. Ayağa kalkmayı öğrendiğinde ise en alt seviyeye indirin. Düşmeler en sık, bebek tırmanmaya çalıştığında meydana gelir. bu nedenle, boyu 75 cm olduğunda veya parmaklık seviyesi boyunun 3/4’ünün altında kaldığında onu başka bir yatağa alın. 6. En alt seviyeye indirdiğinizde, karyola rayının üst kısmı yataktan en az 10 cm yüksekte olmalıdır (yatak en üst seviyede olsa bile). Parmaklıkların kilidi çocuğunuz tarafından açılamayacak şekilde olmalıdır. Çocuğunuz karyolanın içindeyken parmaklıklar daima yukarı kaldırılmış olmalıdır. 7. Bebeğinizin yatakla karyola arasına kayıp sıkışmaması için yatağın karyolaya tam olarak oturması arada boşlukların kalmaması önemlidir. Yatağın kenarlarından üç veya daha çok parmağınız girebiliyorsa karyolaya tam olarak uyan bir yatak alın. 8. Metal parmaklıklarda sivri, çapaklı veya keskin herhangi bir kısım olup olmadığını düzenli olarak kontrol edin. Ahşap karyolalarda ise çatlak veya kıymık olmamasına dikkat edin. Karyolanın parmaklıklarında diş izleri görürseniz parmaklıkların üstünü plastik şeritlerle boydan boya kapatın (bunları çocuk mobilyası satan yerlerin birçoğunda bulabilirsiniz.). 9. Bebeğiniz küçükken karyola kenarlarına tampon yastıklarını yerleştirin. Bu yastıkların karyolayı çepeçevre sardığından ve kenarlara en az altı yerden sıkı bir biçimde bağlı olduğundan emin olun. Bebeğin boynuna dolaşmasına olanak vermemek açısından bu bağların en fazla 14 cm olmasına dikkat edin. 10. Çocuğunuz tutunarak ayağa kalkmaya başladığında kenar yastıklarını, oyuncak hayvanları, kısaca üzerine basarak dışarıya atlayabileceği herşeyi yatağın içindan çıkarın. 11. Eğer karyolanın üstünde dönence türü oyuncak varsa, bunun karyolaya sağlam bir şekilde takıldığından emin olun. Bu oyuncağın uzanamayacağı kadar yüksekte olması ve hangisi önce gelirse; 5 aylık olduğunda ya da oturabildiği zaman sökülmesi gereklidir. 12. Çocuk vücudunu el ve ayakları ile kaldırmaya başlar başlamaz, karyolaya asılan tüm oyuncakları kaldırın. Eli ile oynaması ve yakalaması için karyolaya gerilen "beşik jimnastiği" benzeri oyuncaklar çocuğunuzun çekmelerine ve yakalamalarına karşı dayanıklıdır ancak çocuk bunların üstüne düştüğü taktirde ona dolanabilir. 13. Düşmelerin en tehlikelisini önlemek için çocuğun karyolasını pencere yanına yerleştirmeyin. |
| | #29 |
| | BEBEK KOLTUGU Yakın bir zamana kadar anne babalar bebekleri için otomobilde en emin yerin birisinin kucağı olduğunu düşünürlerdi. Fakat bugün biliyoruz ki, bebeğin birisinin kucağında olması kazaya daha yakın olması anlamında olmaktadır. Saatte yalnızca 50 km. hızla giden bir otomobilde bile yeni doğmuş bir bebek üç katlı bir apartmandan düşme hızına eşit bir hızla kendisini tutan bir kişinin kollarından fırlayabilir. Eğer bir emniyet kemeri kullanmıyorsanız bebeğiniz sizinle ön cam arasında ezilebilir. Birçok devlet, çocukların özel dizaynlı emniyet iskemleleri içinde otomobile bindirilmeleri konusunda yasalar çıkarmışlardır. Böyle bir düzenleme getirmemiş bir ülkede bile, bebeğiniz için bir otomobil iskemlesi satın almanız yapmanız gereken en önemli alışverişlerden birisidir. Hatta bebeğinizi hastaneden, eğer otomobille eve götürecekseniz, kesinlikle bir otomobil iskemlesi olmadan ayrılmamalıdır. Böyle bir otomobil güvenlik iskemlesi bebeğin vücut ağırlığı çarpma esnasında dağılacak ve bebeği herhangi bir çarpma esnasında arabadan fırlamayacak şekilde dizayn edilmiştir. Bir kazanın neye yol açacağını kestirebilmek mümkün değilse de, uzmanlar, güvenlik iskemlesinin uygun şekilde kullanılması halinde bebeğin hayatta kalma şansının son derece artacağını iyi bilmektedir. Dogru sekilde yerlestirilen bir çocuk koruma sistemi, ölümcül yaralanmalari % 75, önemli yaralanmalari % 67 oraninda azaltacaktir. Avrupa da ailelerin yaklasik % 80 i çocuklarini bebek koltugunda güven altina almalarina ragmen bazi hatalar yapmaktadirlar. Avrupa daki pek çok arastirma göstermektedir ki, bebek koltuklarinin % 50 ile 70 i hatali yerlestirilmektedir. Ayrica, çok büyük oranda koltuk, çocuklarin büyümesi sonucunda küçük kalmasi nedeniyle, herhangi bir kaza aninda yaralanma riskini daha da arttirmaktadir. İki tip güvenlik iskemlesi vardır. Birisi 10 kg dan daha az bebekler için dizayn edilmiştir. Bu tip güvenlik iskemlelerinde bebek koltuğa yerleştirildiğinde yüzü arabanın arka tarafına doğru gelir. Bu çok yararlı bir yerleşim şeklidir. Çünkü herhangi bir çarpma esnasında, çarpma şokunu bebeğin en güçlü olan kısmı, sırtı karşılayacaktır. Güvenlik iskemlesi arabanın ön ya da arka koltuğuna yerleştirilebilir. Çoğu anne baba, en azından başlangıçta, bebeklerini seyahat esnasında etrafı görebilmesi için arabanın ön koltuğuna oturtmayı tercih ederler. Diğer güvenlik iskemlesi ise doğumdan bebek yaklaşık 20 kg. oluncaya kadar kullanılabilen ayarlamalı iskemlelerdir. Bu iskemleler arkaya ya da öne bakacak şekilde ya da bebek ayakta durabilecek şekilde ayarlanabilir. Bir güvenlik iskemlesi satın almak istediğinizde çarpma veya şok testi yapılmış bir standarda uygun olmasına dikkat etmelisiniz. Avrupa daki pek çok motorlu araç kurumu, ailelere, bebek ve çocuk koltuklarini arka koltukta herhangi bir yere sabitlemelerini önermektedir. Buna bagli olarak, arka yöne çevrilmis olan bir bebek koltugu, hava yastigi olan ön yolcu koltuguna kesinlikle konulmamalidir ve ideal olarak arka koltuga yerlestirilmelidir. Aksi halde, bir kaza aninda hava yastigi açilacak, bebek koltugunun arka tarafina çarpacak ve hava yastigi gücü bebegin ciddi yaralanmasina neden olabilecektir. Bebek ve çocuk koltuklarinin çesitlerini; bebek koltuklari, çocuk koltuklari, yükseltme koltugu ve darbe emici yükseltme yastigi olarak siralayabiliriz. Hangi iskemleyi seçerseniz seçin, kullanılması için gerekli talimatlara mutlaka uymalısınız. Eğer iskemle doğru olarak yerleştirilmez ve kullanılmaz ise bebek için tam anlamıyla yararlı olmayacaktır. |
| | #30 |
| | BEBEKLER FARKLI YUZLERI AYIRABILIRLER Bebeğinizin yüzüne, gözlerine bakıp ne düşündüğünü anlamaya çalışmayın. O sizin sandığınızdan çok daha zeki, çok daha fazla düşünce kapasitesine sahip. Öyle ki bebekler farklı yüzleri yetişkinlerden çok daha kolayca ve ustalıkla ayırtedebiliyor Bilim adamları, bebeklerin farklı yüzleri yetişkinlerden daha kolay ayırt edebildiğini belirledi. Sheffield Üniversitesi ve University College London adlı yüksekokulun bilim adamları tarafından yapılan araştırmaya göre, 6 aylık bebekler, farklı insan yüzlerini, hatta iki farklı maymunu, daha büyük çocuklar ve yetişkinlerden daha kolay ayırt edebiliyor. University College London dan Michelle de Haan, bunun, bebeklerin erken gelişen, ancak zamanla azalan bazı yetenekleri olduğunu ortaya çıkardığını söyledi. Bebeklerin 6 ila 9 ayda algılamalarının en üst düzeyde olduğunu belirten de Haan, bebekler büyüdükçe beyinlerinin bilgileri süzmeye başladığını, algılama güçlerinin azaldığını kaydetti. De Haan, Science dergisinde yayımlanan araştırmalarının, özellikle bir yaşına kadarki gelişmeleri kavramada önemli olduğunu söyledi. Bilim adamları, 6 aylık 16 bebek, aynı sayıda 9 aylık bebek ve yetişkinle yaptıkları araştırmanın, otizm gibi gelişme bozukluğu olan çocuklarda daha erken teşhis ve müdahaleye imkan tanıyabileceğini belirtti. Her gruba önce bir yetişkin ve maymunun renkli fotoğraflarını gösteren bilim adamları, daha sonra bu fotoğraflara bir insan ve hayvan fotoğrafı ekleyerek gruplara yeniden sundular. Grupların yeni fotoğrafa bakma sürelerini videoya kaydeden bilim adamları, yüzlerindeki tanıma ifadesini de incelediler. Tüm gruplar insan fotoğrafları arasındaki ayrımları fark ederken, 6 aylık bebeklerin ayrıca maymun yüzlerini diğer gruplara göre daha kolay ayırt ettiği belirlendi. |
| Seçenekler | |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Aponun Yakalanış Hikayeti ve A.İ.H.M. Başvurusu | mustilife | Hukuk | 0 | 06-10-09 04:16 04:16 |
| Türk Medeni Kanunu | mustilife | Soru ve Cevap | 0 | 29-09-09 02:35 02:35 |
| Çocuk Ve Suç | mustilife | Edebiyat | 0 | 18-02-09 02:28 02:28 |
| Çocuk Ve Suç | mustilife | Bunları Biliyormuydun | 0 | 18-02-09 02:28 02:28 |
| Çocuk Ve Suç | mustilife | Bunları Biliyormuydun | 0 | 18-02-09 02:27 02:27 |